Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
Kenya’nın uçsuz bucaksız savanlarında aslanlardan zürafalara, fillerden leoparlara unutulmaz bir safari deneyimi sizi bekliyor.
Masai Mara’da gün doğumunu izlerken doğayla iç içe olmanın huzurunu yaşayacaksınız.
Yerel kültürler, doğal yaşam ve eşsiz manzaralar bu turda bir araya geliyor.
Her anı keşif ve heyecan dolu bu yolculukta gerçek Afrika'yı yakından tanıyacaksınız.
Hayatınız boyunca unutamayacağınız bir deneyim için safari rotasında yerinizi alın!
İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde buluşuyoruz. Bilet ve bagaj işlemlerimizin ardından Türk Havayolları tarifeli seferi ile Nairobi Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı’na uçuyoruz. Geceleme uçakta olacak.
Sabah saatlerinde Nairobi’ye varışımızın ardından otelimize transfer olacağız ve dinlenmek için kısa bir zamanımız olacak. Sonrasında odalarımızdan çıkış yaparak kahvaltımızı alacağız ve Nakuru’ya doğru yola çıkacağız. Afrika’nın en güzel tatlı su göllerinden biri olan Lake Naivasha’ya doğru yola çıkıyoruz. Rift Vadisi’nin kalbinde yer alan bu büyüleyici göl, yaklaşık 1880 metre rakımıyla Kenya’nın en yüksek gölü olma özelliğini taşımaktadır. Yıl boyunca serin ve dingin havasıyla ünlü olan Naivasha, aynı zamanda sayısız kuş türüne ev sahipliği yapmasıyla doğa tutkunlarının gözde duraklarından biridir. Varışımızın ardından bizi bekleyen teknemiz ile turumuza başlıyoruz. Yaklaşık 1 saat sürecek bu keyifli yolculukta, gölün sakin sularında süzülürken kıyılarda otlayan su aygırlarını yakından görme imkânı bulacak, rengârenk kuş türlerini —özellikle de Afrika balık kartalını— doğal yaşam alanlarında gözlemleyeceğiz. Zaman zaman göl çevresindeki akasya ağaçlarında dinlenen maymunlar ve ufukta beliren ceylan sürüleri de bizlere eşlik edecek. Tekne turumuzun ardından yolculuğumuza devam ediyor ve bu kez Lake Nakuru Ulusal Parkı’na doğru ilerliyoruz. 1961 yılında koruma altına alınan ve yaklaşık 188 km²’lik bir alanı kaplayan bu milli park, dünyanın en ünlü sulak alanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Park, özellikle Rothschild zürafalarının korunmasıyla bilinir; dünyada sayıları çok azalmış olan bu zarif hayvanları burada yakından görme şansına sahip olacağız. Bunun yanı sıra hem siyah hem de beyaz gergedanlar, aslanlar, leoparlar, bufalolar ve farklı antilop türleri de parkın sakinleri arasındadır. Lake Nakuru aynı zamanda, geçmişte kıyılarını kaplayan flamingolarıyla da dünya çapında tanınmıştır. Park girişimiz öğle yemeğimizden hemen önce gerçekleşiyor. Giriş sırasında yapacağımız kısa bir safari turu ile bölgenin ilk manzaralarını seyredecek ve vahşi doğanın bize sunduğu sürprizleri keşfetmeye başlayacağız. Öğle yemeğimizin ardından ise daha geniş bir rotada öğleden sonra safari turumuza çıkıyoruz. Bu safari boyunca Afrika’nın en etkileyici yaban hayatı sahnelerine tanıklık edecek, fotoğraf makinelerimizle unutulmaz anları ölümsüzleştireceğiz. Turumuz sonrasında doğanın da tadını çıkarmaya devam edebileceğimiz ve gecelememizi yapacağımız lodge’umuza yerleşeceğiz.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından yepyeni bir güne uyanıyoruz. Bugün tüm günümüzü, Afrika’nın en ünlü milli parklarından biri olan Lake Nakuru Ulusal Parkı’nın eşsiz doğasını ve vahşi yaşamını keşfetmeye ayırıyoruz. Parkın sabahın ilk ışıklarıyla canlanan atmosferi, safari için en ideal zamanlardan biridir; çünkü yırtıcılar genellikle avlanmalarını gün doğumuyla birlikte tamamlar ve dinlenmeye çekilmeden önce görülebilirler. Sabah saatlerinde gerçekleştireceğimiz ilk safari sürüşümüzde, açık savanlarda dolaşan Rothschild zürafaları, göl kenarında sakin sakin otlayan bufalolar, su birikintilerinde serinleyen gergedanlar ve ağaçların gölgesinde saklanan leoparlar bizleri bekliyor olacak. Kuş gözlemine ilgi duyan misafirlerimiz için park, tam anlamıyla bir hazine niteliğindedir; burada pelikanlardan kartallara, balıkçıllardan flamingolara kadar yüzlerce kuş türü gözlemlenebilmektedir. Öğle yemeğimizi lodge’umuza dönerek alacağız. Yemek molamızın ardından kısa bir dinlenme fırsatı bulduktan sonra bu kez öğleden sonra safari sürüşüne çıkıyoruz. Bu saatler, günün serinlemeye başladığı ve hayvanların yeniden aktif hale geldiği zaman dilimidir. Özellikle aslan sürülerinin hareketliliği ve otlayan antilopların göç sahneleri, bizlere büyüleyici anlar yaşatacaktır. Gün boyunca yapacağımız keşifler sırasında akasyalarla süslü savan manzaraları, göl kıyısında uzanan doğal peyzaj ve ufuk çizgisine doğru süzülen kuş sürüleri bizlere eşlik edecek. Akşamüstüne doğru park içerisindeki yolculuğumuz sona ererken, gün boyunca yaşadığımız vahşi yaşam deneyimlerini zihnimizde ve fotoğraf makinelerimizde ölümsüzleştiriyoruz. Ardından otelimize dönerek akşam yemeğimizi alıyor ve safariyle dolu geçen bu heyecanlı günün ardından dinleniyoruz. Geceleme lodge’umuzda.
Sabah kahvaltımızın ardından otelden çıkış işlemlerimizi gerçekleştiriyor ve Kenya’nın en ünlü doğal hazinelerinden biri olan Masai Mara Ulusal Rezervi’ne doğru yola çıkıyoruz. Yol güzergâhımız, Rift Vadisi’nin uçsuz bucaksız düzlüklerinden ve küçük Masai köylerinin arasından geçiyor. Narok kasabası üzerinden devam eden bu yolculuk sırasında hem Kenya’nın yerel yaşamına tanıklık ediyor hem de savanların geniş ufuklarına şahit oluyoruz. Öğle saatlerine doğru Masai Mara’ya yaklaşırken, rezervin sınırlarına girmeden önce yapacağımız kısa bir yol üzeri safari sürüşü bizlere Afrika’nın vahşi yaşamına dair ilk ipuçlarını verecek. Yol boyunca ceylan sürülerini, zebraları ve bazen de akasya gölgelerinde dinlenen aslanları görmek mümkündür. Bu, adeta Masai Mara’nın bizi karşılamak için düzenlediği ilk gösteri gibidir. Ardından konaklayacağımız lodge veya camp alanına ulaşıyor ve öğle yemeğimizi alıyoruz. Kısa bir dinlenme molasının ardından ise öğleden sonra gerçekleştireceğimiz ilk safari turu için rezervin derinliklerine doğru hareket ediyoruz. Masai Mara, yaklaşık 1.510 km²’lik devasa bir alanı kaplar ve Afrika’nın en zengin yaban hayatı rezervlerinden biridir. Burada ünlü “Big Five” (aslan, leopar, fil, bufalo ve gergedan) başta olmak üzere yüzlerce hayvan türünü doğal ortamlarında görme imkânı bulacağız. Özellikle aslan nüfusu ile ünlü olan Masai Mara’da, av sahnelerine tanık olmak safari deneyiminin en heyecan verici anları arasında yer alır. Gün batımına doğru yapacağımız safari sürüşü, savanların altın rengine boyandığı eşsiz bir manzara eşliğinde son bulur. Gökyüzünün kızıllığında silüetleriyle görünen zürafalar ve akasya ağaçlarının gölgeleri, Afrika’nın büyüleyici ruhunu bizlere hissettirecektir. Akşam saatlerinde lodge’umuzda dönerek akşam yemeğimizi alıyor ve Masai Mara’daki ilk safari günümüzü unutulmaz anılarla noktalıyoruz.
Otelde alacağımız kahvaltının ardından günümüzü tamamen Masai Mara Ulusal Rezervi’nin büyüleyici doğasına ve yaban hayatına ayırıyoruz. Sabahın erken saatleri, Afrika savanlarında yaşamın en hareketli olduğu zaman dilimidir. Gün doğumuyla birlikte av sahnelerine tanıklık etme ihtimalimiz artar; aslan sürülerinin avdan dönüşlerini, leoparların avlarını saklayışını veya sırtlanların fırsat kollayışını gözlemlemek bu saatlerde mümkündür. Sabah safari sürüşümüz sırasında, akasya ağaçlarıyla süslü uçsuz bucaksız düzlüklerde ilerlerken zebra ve yaban öküzü sürüleri, zarif zürafalar, farklı antilop türleri ve rengârenk kuşlar bizlere eşlik edecek. Şansımız yaver giderse, Big Five’ın kalan üyelerinden bufalo ve fil gibi devasa canlılarla da karşılaşabiliriz. Öğle yemeğimizi almak üzere lodge’umuza döneceğiz. Yemek molamızın ardından kısa bir dinlenme fırsatı bulduktan sonra, bu kez öğleden sonra safari sürüşüne çıkıyoruz. Günün ilerleyen saatleriyle birlikte serinleyen hava, hayvanların yeniden hareketlenmesini sağlar. Bu da özellikle avcıların aktifleştiği ve otoburların sürüler halinde dolaştığı unutulmaz bir safari deneyimi sunar. Masai Mara yalnızca hayvan çeşitliliğiyle değil, aynı zamanda manzaralarıyla da büyüleyicidir. Ufka doğru uzanan geniş düzlükler, ara sıra yükselen kayalık tepeler ve akasya ağaçlarının gölgeleri, buraya adeta bir Afrika belgeseli sahnesi havası katar. Gün batımı yaklaşırken gökyüzü turuncu, pembe ve morun tonlarına bürünürken, akasya ağaçlarının siluetleri ve yavaş adımlarla ilerleyen zürafalar bizlere büyüleyici bir tablo sunar. Safari turumuzun ardından lodge’umuza dönerek akşam yemeğimizi alıyor ve Afrika’nın kalbinde geçirdiğimiz bu unutulmaz günün anılarını yanımıza alıyoruz.
Sabah çok erken saatlerde kahvaltımızı aldıktan sonra otelden çıkış işlemlerimizi gerçekleştiriyor ve Nairobi’ye dönüş yolculuğuna başlıyoruz. Yolumuz üzerinde Afrika’nın uçsuz bucaksız savan manzaraları, küçük Masai köyleri ve Rift Vadisi’nin panoramik görüntüleri bizlere eşlik edecek. Yolculuğumuz esnasında paket şeklinde öğle yemeğimizi alıyoruz. Öğleden sonra Kenya’nın başkenti Nairobi’ye varışımızın ardından ilk olarak şehrin en özel noktalarından biri olan Zürafa Merkezi (Giraffe Centre) ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz. Burada nesli tükenme tehlikesi altında olan Rothschild zürafalarının korunmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi alacak, aynı zamanda bu zarif canlılara ellerimizle özel yemler vererek unutulmaz anlar yaşayacağız. Zürafalarla kurulan bu yakın temas, Nairobi ziyaretinin en keyifli anlarından biri olacaktır. Ardından Nairobi’yi daha yakından tanımak için panoramik şehir turumuza çıkıyoruz. Turumuz sırasında şehrin en önemli yapılarından Kenya Uluslararası Konferans Merkezi, kolonyal dönemden günümüze miras kalan binalar, renkli pazar yerleri ve Nairobi’nin modern yüzünü yansıtan caddeleri panoramik olarak göreceğiz. Nairobi’nin hem tarihi dokusunu hem de canlı şehir yaşamını aynı anda gözlemleme fırsatı bulacağız. Akşam saatlerinde ise Nairobi’nin en ünlü restoranlarından biri olan Carnivore Restaurant’ta akşam yemeğimizi alıyoruz. Afrika mutfağının zengin lezzetlerini tatma imkânı bulacağımız bu restoran, özellikle çeşitli et türleriyle hazırlanan “nyama choma” (ızgara et) servisiyle dünya çapında ün kazanmıştır. Burada sunulan farklı lezzetler, Afrika yolculuğumuzun damaklarda unutulmaz bir iz bırakmasını sağlayacak. Yemeğimizin ardından otelimize transfer ve konaklama.
Gece yarısından sonra erken saatlerdeki uçuşumuz için havalimanına transfer olacağız. Sonrasında Türk Hava Yolları tarifeli seferi ile İstanbul uçuşumuzu gerçekleştireceğiz. Varışımızın akabinde turumuzun sonu.
Örnek Oteller;
Uçuş Detayları;
Havalimanı Buluşma Tarihi ve Saati: 19 Ocak saat 17:30
İlk yorumu siz yapın